Bağcılık

Yazdır PDF

BAĞCILIK

Üzüm kullanım alanlarının çeşitliliği iklim ve toprak istekleri yönünden çok seçici olmayışı, çok yıllık olması ve çoğalma yöntemlerinin kolay oluşu gibi unsurların etkisi ile dünyadaki en yaygın kültür bitkilerinden biridir. Bileşimi ile ilgili verilere göre; karbonhidrat içeriği dolayısıyla(1,276kj/305 kcal)iyi bir enerji kaynağı B1,B2 vitaminleri ve çeşitli mineralleri içerdiğin den iyi bir besin, faydalı bir doğal ilaçtır. Özellikle bedensel gelişme ,deri ve saç beslenmelerinde iltihaplı, ateşli hastalıklar ve madensel tuz eksiklikleri, böbrek ve karaciğer hastalıklarında yararlılığı tıp uzmanları tarafından tespit edilmiştir. Kimyasal açıdan çekirdeksiz üzümün kalori verici oluşu bünyesinde bulunan karbonhidratlardan ileri gelmektedir.

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ

Antioksidant özelliğinin C vitamininden 20 kat ve E vitamininden ise 50 kat daha üstün olduğunu,

Kara üzümü ya da kurusunu yerken çekirdeklerini çiğneyerek yemenin  antioksidant etkisini arttırdığını

200 gr. üzüm pekmezi kalori içeriği itibarıyla 1150 gr. süte, 300 gr. ekmeğe ve  390 gr. ete eşdeğer olduğunu…

Ülkemiz bağcılık için en uygun iklim şartlarına sahiptir. Bu nedenle asma yetiştiriciliği yüzyıllardan beri yapılmaktadır.

Asma hemen her toprakta yetişir. Az sulamayla yetinmesi, yamaç arazileri de değerlendirmesi tercih edilmesini sağlamıştır. Ayrıca üzümün birçok değerlendirme şeklinin olması da dünya üzerinde en fazla üretilen meyve olmasına yol açmıştır.

Bağcılıkta filokseranın tahribatı nedeniyle aşılı-köklü fidan kullanmak zorunlu olmaktadır. Bağ yetiştiriciliğinde seçilen çeşit ve anaç hasat rekoltesi açısında önemlidir. Zira erkenci bir üzüm çeşidi dinîn yüksek rakımlı arazilere dikimi tavsiye edilmez. Aynı şekilde bağ fidanın anacı da toprak yapısına uygun olmalıdır.

Yetişmiş bir bağdan ortalama dönüme 4-6 ton arasında ürün alabilirsiniz. Bu şekilde ürün almak için bazı noktalara dikkat etmeniz gerekir.

Hangi çeşit fidanla bağ kurmalı?

Çeşit Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar;

•Pazar istekleri  •Salkım görünümü   •Meyve kalitesi

•Yetiştiricilik yapılacak bölgenin iklim özellikleri

•Yetiştiricilik açısından hassas noktaların dikkate alınması•Anaç/Çeşit Uyumu

Sulama koşulları veya kuraklık durumu

Bağ fidanında uygun anacı belirlemek için ise toprak yapısını bilmeniz gerekir.Bunuda toprak analize ile belirlersiniz.

Toprak analizi için numune nasıl alınır?

A.Toprak analizi nedir niçin yapılır?

Toprak analizi; toprağın pH değeri ,  toprak verimliliği, tuzluluk, kireçlilik seviyesinin belirlenmesi  açısından önem taşır. Toprak analizi sonucunda elde edilen bu veriler değerlendirilerek toprak yapısına uygun anaç seçimi yapılır.

B-Toprak örnekleri nerelerden alınmaz?

1-Önceden gübre konulmuş yerlerden ,

2-Hayvan gübresi yığılan yerlerden,

3-Harman yeri ve hayvan yatmış yerlerden,

4-Sap, kök ve yabani otların yakıldığı kısımlardan,

5-Tarlaların çukur ve tümsek yerlerinden, tarla sınırları ve yakınlarından

6-Ağaç altlarından,dere,orman,su arkı ve yollara yakın kısımlardan

7-Sıraya gübreli ekim yapılan mahsullerde sıra üstlerinden toprak örneği alınmaz.

İKLİM İSTEĞİ

1-Sıcaklık:

Asmada sürgün gelişmesi 10 °C ve üzerinde olması sebebiyle bir yerin bağcılık açısından uygun olması için yıllık sıcaklık toplamı ortalamasının en az 10 °C olması gerekir. Üzümlerin olgunlaşabilmesi için yıllık sıcaklık toplamının en az 1600 gün °C olması gerekir. Bu günlük sıcaklıkların 10 °C ve üzerinde olduğu asmanın yapraklı dönemindeki sıcaklıklar toplamıdır.

Erkenci çeşitlerin sıcaklık toplamı isteği en az 1600-2000 gün°C

Geççi çeşitlerin sıcaklık toplamı isteği en az 3000 gün °C olmalıdır.

Asma optimum koşullarda 100 yıldan fazla yaşayabilse de ekonomik ömrü 25-30 yıldır. Asma diğer meyve türleri gibi büyüme dönemi sonunda tepe tomurcuğu oluşturarak büyümeyi durdurmaz. İyi bir ilkbahar uyanması için yeterli bir kış dinlenmesine ihtiyaç vardır. Bu genelde 3 ay kadar bir süredir. Vejetasyonun başlangıcında kök faaliyetinin başlamasıyla beraber “ağlama” olur. Ağlama toprak sıcaklığı ile ilgilidir (10-14 °C arası). Bu 10 gün kadar devam eder ve odun borularının basıncıyla ilgilidir. Bu olay daha çok (ilkbahar ve sonbaharda) erken budanan asmalarda ağlama suyuyla beraber çok miktarda besin maddesi kaybı olur.

Geç uyanan asmalar depo maddelerince fakir ve kış dinlenmesini tamamlayamamış asmalardır. Yeni çelikler ve genç asmalar erken uyanırlar. Budama yapılmamış asmalarda en uçtaki gözler en erken uyanırlar. Asmaların erken uyanması ilkbahar geç donlarının olduğu bölgelerde istenmez. Vejetasyon devresinde özellikle çiçeklenme zamanında asma optimum bir sıcaklık ister, serin havalarda çiçeklenme zamanı uzar, dölleme kötü olur, salkımda dane ve çiçek silkmesi olur, boncuklanma ve silkme fazla görünür. Hasattan sonra yaprakların dökülmesi vejetasyonun son olayıdır.

2-Güneşlenme:

Asmanın vejetasyon devresinde sürgün geliştirmeleri meyvelerini olgunlaştırabilmesi için ışığa çok ihtiyacı vardır. Güneşlenme süresi, verimlilik, üzüm kalitesi ve olgunlaşmaya etki eder. Renk oluşumunu ve kuru madde miktarını arttırarak kaliteyi yükseltir. Güneşlenme aynı zamanda hastalık kontrolünü de kolaylaştırır .

3-Yağış ve Hava nemi:

Asma kurağa dayanıklı bir bitki olup, yıllık yağışı 500-600 mm olan bölgelerde yetiştirilebilmektedir. Yazın çok kurak geçtiği yörelerde sulama gerekir.

bağcılık daha çok kurak bölgelerde ve meyilli arazilerde yapılır. Bu nedenle sulanan bağ alanları azdır. Bağda bilinçli bir sulama ve zamanında yağış verim ve kaliteyi arttırır. İlkbaharda yağan yoğun yağmurlar ve aşırı hava nemi Külleme ve Mildiyö gibi mantari hastalıkları arttırır. Olgunlaşma zamanında da Botrytis salkımlarda çürümeye neden olur. Çiçeklenme döneminde görülen yağışlar da polen çimlenmesini ve döllenmeyi engeller. Bunun sonucunda dane gelişemez, asmada silkme artar, boncuklanma görülür. Kurutmalık üzümlerde de kurutma zamanı üzümler ıslanırsa kuru üzüm kalitesi düşer.

4-Rüzgar:

3-4 m/sn den daha hızlı esen rüzgarlar genç sürgünlerde kırılmalara neden olur. Buralarda rüzgarkıran gereklidir. Üzümün olgunlaşma zamanında esen şiddetli rüzgarlar tane kabuğunu kalınlaştırarak kaliteyi düşürür.

5-Don:

Bağcılığı sınırlayan en önemli iklim olaylarından biridir. Meydana gelişlerine göre üçe ayrılır:

1-Sonbahar (erken kış) donları   2-Kış donları  3-İlkbahar (geç kış ) donları

Özellikle ilkbahar (geç kış) donları bazı yıllarda ürün kaybına yol açar.  koruyucu önlemler alınmalıdır. Bağlar meyilli arazilerde kurulmalı gövde yüksekliği bir metrenin üzerine çıkarılmalı, don tehlikesi olan günlerde sulama yapılmalı, ot, saman yakılmalı, budama geç yapılmalıdır.

Asmanın yeşil sürgünleri 0°C nin altında zarar görür.-3°C nin altında bütün yeşil organlar zarar görür. Sık sık ilkbahar geç donlarının etkili olduğu bölgelerde bağcılık yapmaktan kaçınılmalıdır.

Sonbahar donları son turfanda sofralık üzümlerin yetiştirildiği yayla ekolojilerinde zarar yapar. Bazı yörelerde sonbahar donlarından korunmak için asmalar plastik örtülerle çadır şeklinde örtülür veya salkımlar kağıt torbalar içine alınır.

6-Toprak:

Asma diğer birçok kültür bitkisinin yetişemediği topraklarda yetişebilen bir bitkidir. Ancak çok ağır, süzek olmayan, tuzlu ve toksik madde içeren topraklarda, bağcılık yapmaktan kaçınılmalıdır.

Kültür asmaları Amerikan asma anaçları kadar toprak yönünden seçici değildir. Kirece en fazla kültür asması dayanır. Fazla kireç toprağın verimini önemli ölçüde azaltır. Killi topraklar pek istenmez.

Kumlu topraklarda filoksera yaşamadığı için yerli bağcılık yapılabilir. Çakıllı topraklar kaliteli şarap yetiştiriciliği için düşünülebilir.

Toprak suyu bağcılık açısından önemlidir. Bazı yerlerde filoksera ile mücadelede de kullanılır. Ama bu süre kırk günü geçmemelidir.

Vejetasyon sırasında fazla su gözleri hemen boğar. Kuru toprağın olduğu yerlerde asmalar az fakat kaliteli şaraplık ve sofralık üzüm verirler. Ancak yazın çok kuruyan topraklar tehlikelidir.

-Tınlı topraklar kurutmalık çeşitlere uygundur.

-Fazla humuslu topraklarda asmalar iyi olgunlaşamaz.

 

BAĞCILIKTA KULLANILAN ANAÇLAR VE ÖZELLİKLERİ

Filoksera zararlısı, bağlarda büyük zararlara yol açar. İlaçlı mücadelesi olmadığı için tek çözüm Amerikan asma anaçlar üzerine aşılı çeşitlerle yapılan yetiştiriciliktir.

Kullanılan önemli anaçlar:

Berlandieri X Rupestris:

Bu grubun anaçları kurağa çok, kirece orta derecede dayanıklıdır. Adaptasyonu iyidir. Rupestris melezi oldukları için dik büyürler, kök yapıları kuvvetlidir. Paulsenler kurağa dayanıklı,99R ve 110R birbirine çok benzerler ve nemli topraklarda iyi gelişirler. Rugueri 140 ise kuraklığa çok dayanıklı ve toplam %70 kirece dayanabilir. Kuvvetli bir anaçtır.

Berlandieri X Riparia:

Bu grubun anaçları orta ve yüzlek köklüdür. Kirece orta derecede dayanıklıdır. Serin ve yağışlı bölgeler için uygundur.5BB kurağa sıcağa dayanıklı değildir. Nemli, killi-tınlı topraklarda iyi gelişir, erkenci bir anaçtır. Sürgünleri çabuk olgunlaşır. SO4 ise 5BB’den seçilen yaş ve ağır topraklarda gelişen, kök ur nematodlarına dayanıklı, bol ve düzenli ürün sağlayan bir anaçtır. 420A kuvvetli bir anaçtır. Vejetasyon süresini uzatır. Killi-kireçli, killi-çakıllı topraklarda iyi gelişir. Aşı tutması zayıftır. 5C ve 8B nin özellikleri 5BB ye benzer.

Vinifera X Berlandieri:

En yaygın anacı 41BB dir. Kirece dayanıklılığı %60 a kadar çıkar. Kökleri kalın kuvvetlidir. Bu yüzden kurağa ve sıcağa dayanıklıdır. Alt kısmı fazla nemli olmayan kireçli veya kireçsiz, derin veya yüzlek topraklarda iyi gelişir. Aşı tutması iyi, köklenmesi zayıftır.

Anaçlar içerisinde örnek vermek gerekirse 5BB ağır ve killi topraklara; 99 R ve 1103 Paulsen derin topraklı yamaç arazilere; 41 B kireçli topraklara, 110 R kurak koşullara uygun anaçlardır.

Kireçli ve kıraç araziler için 41bb anacı, kumlu ve taban suyu yüksek olan araziler için 5bb, kıraç orta kireçli araziler için 1103 paulsen, çok kumlu araziler için 110R, kurak ve kireçli arazilerde ise 140 Ruggeri  anacı tavsiye edilir. Kurak ve kireçli topraklarda ise 140 Ruggeri anacı tercih edilebilir.Ağır bünyeli topraklara sahip arazilerde yerli fidanlarla bağ tesisinden kaçınmalıyız,  amerikan asma anaçlı fidanlar kullanılmalıdır.

ASMANIN ÜRETİLME ŞEKİLLERİ

Pratik anlamda asma çoğaltılması şu yöntemlerle yapılmaktadır;

1-Tohum ile üretim: Güç köklenen bazı Amerikan asma anaçlarının yetiştirilmesinde ve araştırma kuruluşlarında yeni çeşit elde etmek için başvurulan bir yöntemdir.

2-Daldırma ile üretim: Ana asmadan senelik bir dalı kesmeden toprak içerisinde daldırmak sureti ile yeni bir asma meydana getirilmesidir. Bu uygulama filoksera ile bulaşık olmayan, toprak yapısı kumlu olan aşısız bağlarda herhangi bir nedenle boş kalmış yerlerin doldurulmasında veya yaşlı bir asmanın yerine yenisini elde etmek için kullanılır.

3-Çelik ile üretim: Çelik, uygun koşullar sağlandığında kök ve sürgün oluşturarak yeni bir bitki meydana getirebilen herhangi bir gövde, dal, kök, sürgün veya yaprak parçasıdır.

Bağcılıkta ise çelikle üretmede asmanın bir yaşlı dalları kullanılır. Bu dallar alındıkları asmanın tüm özelliklerini taşırlar ve köklenme kabiliyetleri vardır.

Bağcılıkta çelikle üretmeye iki amaçla başvurulur;

a-Filoksera ile bulaşık olmayan ve toprak yapısı %60 kum içeren alanlarda doğrudan yerli asma fidanı üretiminde,

b-Filoksera ile bulaşık alanlarda ise aşılı ve aşısız Amerikan asma fidanı üretiminde kullanılır.

4-Aşı ile üretim: Asmanın özellikle bir yaşlı dallarının hem kolay köklenme hem de aşılandıktan sonra kolay kaynaşma özelliği vardır. Bu nedenle alınan çelikler masa başında aşılanarak kontrollü koşullarda kaynaşma (kallus oluşturma) sağlanır. Ardında da aşılı çelikler fidanlık veya sera koşullarında köklendirilir. Bu şekilde elde edilen asma fidanlarına ‘aşılı asma fidanı’ denilmektedir. Bu fidanlarla bağ tesis edildiğinde 1-2 yıl kazanılır.

AŞILAR:

Bir bitki parçasının diğer bir bitki parçasıyla kaynaşıp tek bir bitkiymiş gibi büyümesini sağlayan olaya aşı denir. Bağcılıkta kullanılan aşı çeşitleri şunlardır:

1-Kalem aşıları (en fazla uygulanan şekil)

2-Yeşil aşılar

3-Göz aşıları

Kalem aşıları: Anaç bir veya daha yaşlı, kalemler ise 1 yaşlı olmalıdır. Aşı kalemi alınacak asmalar mutlaka verim döneminde işaretlenmelidir. Kalem aşıları dinlenme devresindeki odunlaşmış kabuk parçasının (1 veya 2 gözlü) çeşitli şekillerde anaca takılmasıdır. Bunlar yarma aşı, kakma aşı, ingiliz dilcikli aşısı ve omega aşısı şeklinde olabilir.

Göz aşısı: Göz aşısı için iyi odunlaşmış durgun bir göz ve gelişme devresinde bir anaç gereklidir. Göz kalemden meyilli bir kesitle alınır. İkinci bir kesimle göz çıkarılır. Anaçta da yuva açılır. Anaçta çıkan yonganın yerine göz yukarıdan aşağıya doğru kaydırılarak yerleştirilir. Plastik aşı bağı ile üstten ve alttan bağlanır. Tutan aşılar gözün 2-3 cm üzerinden kesilir.

Yeşil aşılar: Anaç ve kalemin yeşil olduğu dönemde yapılır. Ancak yapılması ve tutturulması zordur. Fazla kullanılmaz.

Çeşit değiştirme aşıları: Yaşlı gövde üst kısımdan kesilerek göz ve “T”göz aşılarıyla aşılanır. Yongalı göz, kesim yerinin altında yaşlı kabuk kaldırılarak yapılır. Aşılanan asmanın gövdesi ve kökleri çok kuvvetli ve de yedek besin depoladığından aşı sürgünleri kuvvetli gelişir. Bu dönemde kırılmamaları için ipe ve desteğe alınmaları gerekir. Aşının ikinci yılı asma, kapasitesine uygun yeni çeşitten ürün verir.

Aşı sürgünü bakımının da ihmal edilmemesi gerekir. Bu amaçla düzgün ve dik bir gövde oluşturmaya çalışmalı, uygun bir terbiye sistemi verilmelidir. Koltuklar alınmalı,150-180 cm olunca da tepesi alınmalıdır.

FİDAN DİKİMİ:

Fidan dikiminde öncelikli olarak toprağın hazırlanması gerekir. Asma hafif meyilli ve güneye bakan yamaçları sever. Büyük taşlar toplanır, tesviye yapılır, drenaj sorunu varsa giderilir. Tek ve çok yıllık yabancı otlar herbisitlerle öldürülür. İşaretleme ve dikimden önce (40-50cm) derinlikte toprak işlemesi yapılmalıdır. Bu şekilde toprak bir mevsim bırakılıp yüzlek toprak işleme araçları ile düzenlenerek işaretleme ve dikim için hazırlanmalıdır. Dikim sırasında kuvvetli gelişen çeşitler için geniş (3x3m gibi ) zayıf çeşitler için (2x2m) veya (2.5x2.5) alan gereklidir. Telli terbiye sisteminin uygulandığı bağlarda mekanizasyon için daha fazla aralık mesafe bırakmak gerekir. Telli terbiye sistemlerinde daha çok dikdörtgen dikim yapılır. Dikim yerlerinin işaretlenmesine dikkat edilmeli, ileride sıradan kaçan asmaların makinalı tarım için zorluk çıkaracağı göz önüne alınmalıdır.

Çukurlar sonbahar ve ilkbaharda derin açılmalı ki fidanlar ilk yıl iyi bir gelişme ortamıyla birlikte aşıya çabuk gelsinler. Fidan kökleri dikimden evvel akarsuda en az 24 saat su içinde tutularak su kayıpları en aza indirilmelidir. Dikimden önce yan kökler dipten, dip kökler 8-10cm den kesilir, sürgün de 2-3 göz üzerinden budanır. Aşılı köklü asma fidanı dikiminde aşı yeri toprak üzerinde bırakılarak boğaz kökü oluşumu önlenmelidir. Çok sıcak ve çok soğuk yörelerde fidanlar, 3-5 cm kalığında gevşek toprak yığılarak (köstebek) olumsuz etkilerden korunur. Çukura dikimden önce yarıya kadar ince toprak+yanmış çiftlik gübresi karışımı konularak yerleştirilir. Daha sonra çukurun dibinden çıkan toprak üste konarak sıkıştırılır ve her fidana aynı yöne kazık dikilir.

Açık köklü aşılı asma fidanı dikiminde yapılması gereken işlemler :

Bağlarınızı ismine doğru anaç ve çeşitlerle kurmalıyız.

Ağır bünyeli ve sert tabakalı topraklarda ise dikim öncesi birer metre aralıkla, sonbaharda yaprak dökümü sonrası yağışlar başlamadan önce, toprak kuru iken birer sıra atlayarak (bir dolu bir boş) en az 60 cm derinliğinde Dipkazan (Subsoiler) ya da Çizel (Ripper) çekilmelidir.

 

Arazinin toprak analiz sonuçlarına göre miktarı belirlenen taban gübreleri dikim öncesi verilmelidir. Dikim çukurlarının dibine verilen taban gübreleri Potasyum ve Fosfor içeren gübreler olup,  Azot içerenleri temel gübre olarak kullanılmaz.

Yeni bağ kurulurken asma fidanları tekniğine uygun şekilde dikilmeli, dikimden sonra mutlaka can suyu verilmeli ve köstebek yapılarak kapatılmalıdır. Dikimi titizlikle yapılan ve yıl içinde düzenli olarak bakılan ve sulanan tüplü aşılı asma fidanları, diğer tip fidanlarda olduğu  (Aşılı ve Köklü Amerikan  Asma Fidanı) gibi aynı gelişmeyi göstermektedir.

BAĞDA YAPILAN KÜLTÜREL BAKIM İŞLEMLERİ:

Asma vejetasyon süresi uzun olan ve bu yüzden de fazlaca bakım isteği olan bir kültür bitkisidir. Bağda yapılan bakım işleri, budama, çapalama, toprak işleme, terbiye sistemi, sürgün bağlama, ilaçlama, hasat gibi işlerdir.

TERBİYE ŞEKİLLERİ:

Terbiye şekli dikimden itibaren 5 yıl içinde tamamlanır. Terbiye şekli, gövde, çok ve tek yıllık dallarla sürgünlerin yer, şekil, yön ve sayılarını ifade eder. Terbiye şekli baştan belirlenmeli ve doğru oluşturulmalıdır. Yoksa asmada derin yaralar açılacak, hem de emek ve ürün kaybına neden olacaktır.

Asmalara terbiye şekli, çevre koşullarının olumsuz etkilerini en aza indirebilmek amacıyla uygulanır. Terbiye şeklinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

Terbiye şekli mekanizasyona imkan vermelidir.

Verim terbiye şekli ile yakından ilgilidir. Asmada gelişme kuvvetli ise yükleme de buna uygun olmalıdır.

İklim olayları da asma verim ve gelişmesini önemli ölçüde etkiler. Dona karşı gövde yüksekliği arttırılarak bu zarar önlenebilir veya azaltılabilir. Yoğun hava nemi ve mantari hastalıklara karşı da gövde yüksekliği arttırılır. Kurak yerlerde ise asma alçaktan taçlandırılır.

Terbiye şekillerinin kalite üzerine de doğrudan ve dolaylı olarak etkileri vardır.

Goble terbiye sistemi:

Telli dayanak sistemini gerektirmeyen bir sistem olup asmalara verilen şekiller arasında en eski geçmişe sahip olan bir terbiye sistemidir.

Goble terbiye sisteminin oluşturulması için, normal kuvvetteki topraklarda aşılamanın yapıldığı ilk vejetasyon periyodu genellikle yeterli bir süredir. Aşı kaleminden büyüyen bir sürgün yanına bir herek verilerek dik olarak büyütülür.

Goble şeklinde gövdenin kısa olması ve kısa budama yapılması halinde gövdenin ve kolların desteğe alınmasına gerek yoktur. Ayrıca uç alma işleminden başka sürgünlerin bağlanması gibi ek işçiliği gerektirmemektedir. Goble daha çok kısa budamaya uygun ve dik büyüyen çeşitler için uygulanması gereken bir terbiye şeklidir.

Goble terbiye şeklinde yazlık sürgünlerin bağlanması olanağı olmadığından rüzgarlardan zararlanma oranı ve olasılığı daha fazladır. Ayrıca salkımların havaya ve ışığa değişik oranlarda maruz kalmasından üzümlerde kalite farklılığı ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında mildiyö, külleme, ölü kol gibi mantari hastalıkların daha kolay salgın hale geldiği gözlenmektedir.

Telli terbiye şekilleri:

1-Sabit kordon terbiye şekilleri:

Sabit kordon terbiye şekillerinde yerden 40-120 cm den bir tele tek veya çift taraflı olarak kollar yatırılır. Bu telin 40 cm üzerinden sürgün bağlama teli çekilir ve mümkünse çift sıra çekilirse bunların arasından geçirilerek iple bağlama işçiliğinden kurtulmuş olunur. Bu sistemde alt telin altında gelişen sürgünlerin tamamı çıkartılır ve istediğimiz sürgünlerin boyları 100-140 cm ye ulaşınca uçları alınır. Oluşan sürgünler önce dik büyütülür sonra yatırılır. Tek kollu sabit kordon şeklinde kolun tel üzerinde uzunluğu sıra üzeri mesafesinden 15-25 cm kısa olur. Sabit kordon sisteminde değişik budamalar uygulanır.

2-Yıllık kordon terbiye şekilleri (guyot, bükülmüş guyot, telli goble, Avustralya sistemi ve büyük T):

Yıllık kordon terbiye şekillerinde belli yükseklikteki gövdenin üzerinde baş oluşturulur ve buradan terbiye sistemi uygulanır. Buradan 10-15 cm kısa 2 yaşlı budama başları bırakılır. Bunlardan çıkan 1 yaşlı odunlaşmış çubuklar uzun veya karışık budanır. Çubuk sayı ve uzunluğu çeşit, asmanın gelişme durumu, iklim mekanizasyon gibi genelde asma terbiyesini etkileyen etmenlere bağlıdır. Yıllık kordon terbiye şekilleri daha çok uzun budama isteyen çeşitlere uygulanır. Dip gözleri az verimli çeşitlerin ürün çubukları 6 gözden bırakılır. Uzun ürün çubuklarının altında 2-3 gözlü yedek çubuk bırakılır. Böyle uzun ve kısa çubukların beraber oluşturdukları budama sistemine guyot terbiye sistemi denir.

İki kollu guyot şekli: 0.80-1.20 m den geçirilen taşıyıcı tellerin iki tarafına sürgünler yatırılarak oluşturulur. Zayıf gelişen ve yükleme isteyen şaraplık ve kurutmalık çeşitler için uygundur. Güneşlenme için taşıyıcı telin 40 cm üzerinden ikinci bir tel geçirilerek gelişen sürgünler buralara yatırılarak daha iyi güneşlenmesi sağlanır.

Bükülmüş guyot: Taşıyıcı telin 30 cm altından geçen tele sürgünlerin ucu kıvrılarak bağlanır. Bu şekilde ürün çubukları daha uzun bırakılabilir.

Telli goble veya Avustralya sistemi: Bu terbiye sistemi, daha fazla yükleme isteyen çekirdeksiz bağlarda başarı ile uygulanır.

Y terbiye sistemi: Sofralık üzümlerde kaliteyi arttırmak için geliştirilmiş olan bir terbiye sistemidir.45 Derece açıyla birbirine bağlı 2 direk çapraz olarak bağlanır. Çaprazların ortasından ve üst uçlarından sürgün bağlama telleri çekilir. Çıkan sürgünler Y şekline uygun olarak bağlanır. Salkımlar telin altına doğru sarkık dururlar.

Yıllık kordon terbiye sistemlerinde gövdeyi oluşturacak sürgünde 7-10 gün aralıkla koltuk temizliği yapılır ve gövdeyi boğmayacak şekilde 20-30 cm aralıkla hereğe bağlanır.

BUDAMA

Asma doğal olarak sarılıcı bir bitkidir. Bu nedenle çeşitli bölge şartlarına göre büyüme ve mahsul verme arasında bir denge sağlamak gerekir.

İşte asmalarda fizyolojik gelişme ile verimlilik arasındaki dengeyi sağlamaya budama adını veriyoruz. Terbiye şekilleri de budama ile oluşturulur. Budama ile oluşturulan şekil korunur veya değiştirilir. Budamanın amaçları ve faydaları şunlardır:

1.Asma organları dengeli şekilde dağıtılarak, uzun yıllar kaliteli ve bol ürün almak,

2.Kültürel işlemlere kolaylık sağlamak için uygun şekil oluşturmak ve bunu korumak,

3.Asmanın olgunlaştıramayacağı salkımları çıkarmak,

4.İklim olaylarının olumsuz etkilerini azaltmak, olumlu etkilerinden yararlanmayı sağlamak.

Budama asmalarda üçe ayrılır:

Kısa Budama: Kış budamasında 1-4 göz üzerinden çubukların kesilmesidir. Dip gözleri verimli, boğum araları kısa, orta ve iri salkımlı özellikle sofralık çeşitler için uygundur. Kurşun kalem kalınlığındaki çubuklar 1 göz üzerinden, baş parmak kalığında olanlar 3-4 göz üzerinden kesilir.

Uzun Budama: Ürün çubuklarının 5-7 göz üzerinden budandığı budama şeklidir. Bu budama kuvvetli sürgün veren verimli ancak dip gözleri az verimli çekirdeksiz ve salkımları küçük olan şaraplık çeşitler için uygundur.

Karışık Budama: Hem yaz, hem de kış çubuklarının bırakıldığı budama şeklidir. İki yaşlı kısımlardan çıkan çubuklardan üstteki uzun alttaki kısa budanır. Uzun çubuklarda 8’den fazla göz bırakılır.

Yapıldığı zamana göre budamalar:

Kış budaması: Asma üzerinde bırakılacak mahsul dallar dışında kalan yaşlı ve genç dalların yaprak dökümünden iki hafta sonra başlamak suretiyle kış ayları içerisinde sökülüp atılmasına denir.

İlkbahar budaması: İklim özellikleri bakımından yurdumuzun çeşitli bölgelerinde değişik zamanlarda yapılır.

Mahsul (ürün)budamasına etki eden faktörler şunlardır:

1.Asmanın şekli: Asmanın şekli göz önüne alınarak asmaya besleyeceği kadar mahsul yanında fizyolojik gelişmeyi de sağlayacak kadar göz bırakmak suretiyle denge sağlamaktır.

2.Asmanın cinsi: Çekirdeksiz üzüm çeşitlerinde ve kuvvetli gelişen asmalarda uzun budama ve kısa budama yapıldığı halde, doğal olarak küçük yapılı ve zayıf gelişen asmalarda kısa budama yapılır.

3.Toprağın kuvveti: Zengin topraklarda kurulmuş olan bağlarda asmalar daha kuvvetli gelişirler. Bu yüzden budamada fazla sayıda göz bırakılır. Zayıf topraklarda az sayıda göz bırakılır.

4.Bağın bir yıl evvelki durumu: Bir yıl evvel fazla mahsul veren asma ertesi yıl mahsul verecek gözlerini yeteri kadar besleyemez ve zayıf kalır. Hastalıkların yaptığı zararlar da göz önünde tutularak ertesi yıl asmalar ona göre budanır.

5.Bağın yaşı: Yaşlı bağlarda asmanın kök düzeni daha kuvvetli gelişmiş olduğundan daha fazla göz bırakmak mümkün olduğu halde, genç bağlarda daha az göz bırakılır.

6.Üzümün kullanma yeri: Daha az ve kaliteli mahsul elde etmek amacıyla sofralık üzümler kısa, bol ürün elde etmek için şaraplık ve şıralık üzümler daha uzun budanır. Budama yapılırken çoğunlukla mahsule bırakılan dalların gerisinde çivi veya parmak adı verilen ve üzerinde 1-2 göz bulunan kısa budanmış yedek dallar bırakılır. Bunlar o yıl mahsul vermezler ve kuvvetli bir gelişme gösterirler. Ertesi yıl için iyi birer mahsul dalı olurlar.

YEŞİL (YAZ)BUDAMASI:

Bağlarda yaz budaması

Yaz budamaları gözlerin uyanmasından hasada kadar olan aktif devrede, asmadaki ürünün miktar ve kalitesini düzenlemeye yönelik yapılan kültürel uygulamaların tümüne yaz budaması veya yeşil budama denir.

Yeni dikilen asma fidanında ilk yaz uygulaması

İlk yaz terbiyesinde en iyi ve kuvvetli gelişen sürgün hereğe bağlandıktan sonra diğerlerini çıkarırız.

İlkyaz terbiyesi uygulanan fidanlarda sürgünlerin boyu yatırma telini en az 50–60 cm geçtiğinde telin 10–15 cm altından tepesi alınır. Daha sonra üstteki iki koltuk sürgününü bırakıp diğerleri çıkarılır ve alttaki yapraklara dokunulmaz.

Bağlarda uygulanan başlıca yaz budamaları;

Filiz Alma (Obur alma), Uç Alma, Tepe Alma, Koltuk  ve  Yaprak Alma’dır.

Filiz Alma (Obur alma) Salkımsız sürgünlerin (filiz), yaşlı kısımlardan çıkan sürgünlerin (obur) çıkarılmasıdır. İlkbaharda son salkım taslaklarının görülmesi sonrası yapılır, geç zamanlarda yapılmasının asmayı zayıflatıcı etkisi vardır.

Filiz Almanın Yararları: Gövde üzerinde arzu edilmeyen gelişmeler engellenir. Omcanın daha iyi güneşlenmesi ve havalanması sağlanarak ürün kalitesi arttırılır.

Gelişmenin, omca üzerinde bırakılan sürgünler ve diğer organlar üzerinde yoğunlaşması sağlanır.

Uç Alma: Uç alma, kuvvetli büyüyen verimli yazlık sürgünlerin uç kısımlarının değişik uzunluklarda çıkarılması işlemidir. Bu uygulamayla sürgünlerin uzunlamasına büyümesi sınırlandırılarak salkımların daha iyi gelişmesi, tane tutumunun artması ve aynı zamanda diğer zayıf sürgünlerin de kuvvetlenmesi sağlanır.

Tepe Alma: Tepe alma, verimli yazlık sürgünlerin Temmuz ayında uçtan itibaren 30–60 cm’lik kısımlarının kesilerek veya koparılarak çıkarılması işlemidir. Tepe alma işleminin amacı, hem sürgünlerin daha iyi odunlaşmasını sağlamak, hem de yazlık sürgünler üzerinde koltuk sürgünü gelişmesini teşvik etmektir.

Koltuk Alma: Asmalarda, özellikle uç ve tepe alımı yapıldıktan sonra yaprak koltuklarındaki aktif gözlerden yeni sürgünler oluşmaktadır. Koltuk ismi verilen bu sürgünler, kuvvetli gelişen omcalarda daha fazla oluşur ve hızla büyüyerek asmanın besinlerine ortak olur ve sonuçta üzümlerde renk oluşumu ile olgunluk gecikir. Diğer yandan koltuk sürgünleri nemli ve serin yörelerde güneşlenmeye ve havalanmaya engel olurlar. Bu nedenle söz konusu yörelerde özellikle kuvvetli gelişen çeşitlerde koltuk sürgünleri, mümkün olduğu kadar erken dönemde alınmalıdır.

Yaprak Alma: Nemli ve serin bölgelerle, sık dikilmiş ve özellikle goble şeklinde terbiye edilmiş bağlarda yapraklar, salkımları gölgeleyerek, yeterince güneş almalarını engellemekte dolayısıyla renklenme ve olgunlaşma gecikmektedir. Ayrıca havalanma da yetersiz olacağından, mantari hastalıkların (Külleme, Mildiyö, vb.) yayılması da kolaylaşmaktadır. İşte bu gibi olumsuz koşulların ortaya çıkmaması için salkımları örten yaprakların koparılması suretiyle, yaprak seyreltmesi yapılır.

Yaprak alma işlemleri tanelerin irileştiği, üzerlerinin mumsu pus tabakası ile kaplandığı ve ben düşme dönemlerinde alaca gölge oluşturacak şekilde yapılmalıdır.

İlk salkımın altındaki yapraklar ben düşme dönemi sonuna kadar aktivitelerini korumaktadırlar. Bu devreden sonra salkımın altındaki yapraklar çıkarılabilir

Bağlarda kalite arttırma yöntemlerinden biridir. Asmaların yapraklı olduğu dönemde yapılan, sürgünlerin tamamını veya bir kısmını, yaprakların, koltuk ve dip sürgünlerinin, salkımların çıkarılmasıdır. Yeşil budama asma verim ve gelişmesine, ürün kalitesine, olgunluk seyrine ve hatta izleyen yıllarda da asmaya etkili olmaktadır.

Yeşil budamanın amaçları şunlardır:

Ürün kalitesini arttırmak (bilezik alma, salkım ve tane seyreltme v.s.)

Asmalarda büyüme ve gelişmeyi kontrol altına alarak daha iyi odunlaşma ve rüzgar zararından korunma sağlar. (tepe ve uç alma ile)Daha sağlıklı ve kuvvetli gelişme sağlamak.(obur alma, seyreltme v.s. ile)Sıcak bölgelerde koltuk sürgünleri ile asmayı güneşten korumak.(tepe ve uç alma ile)

Nemli iklimlerde omcaların iç kısımlarını açarak salkımların ışık ve havadan daha iyi yararlanmasını sağlamak.(filiz, koltuk ve yaprak alma ile)

SULAMA

Asma yıllık ortalama 500-600 mm yağış olan yerlerde su ihtiyacını karşılayabilir. Yağışın mevsimlere göre dağılışı, toprağın yapısı, anacın çeşidi, asmanın terbiye şekli, verimi, sıcaklık, sulama sistemi gibi faktörler sulama aralıklarına ve verilecek su miktarına etki eder.

Asmanın suya en çok gereksinim duyduğu devreler sürme ve çiçeklenme devresi ile tanelerin büyüme dönemleridir. Asmalar bu devrelerde susuz kalmamalıdır.

Ben düşme ve olgunlaşma döneminde, yetiştirme amacına göre, bu dönemde toprakta su bulunması kalite üzerine etkilidir. Sofralık çeşitlerde tane irileşmesinin yanında, asma üzerinde kalma süresini uzatır. Kurutmalık çeşitlerde olgunlaşmayı geciktirir. Şaraplık yetiştiricilikte kaliteyi arttırmak için, asma başına az ve sulanmayan ürün tercihi yapılmalıdır.

Sulama suyunun kalitesi çok önemlidir. Tuzlu, kireçli ve içerisinde yabancı maddeler bulunan sular sakıncalıdır. Sular oksijence zengin olmalıdır.

Yeterli su alamayan asmalarda; yapraklarda pörsümeler görülür. Sürgün uçlarında büyüme ve tane irileşmesi durur. Sürgünler erken odunlaşır. Sülükler pörsür ve üzümler zamanından önce olgunlaşır.

Fazla suyun ve aşırı sulamanın da asmalara olumsuz etkileri vardır; Bitki kökleri hava almadığı için kurur. Üzümlerin olgunlaşma zamanında ve hasat sonrası aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Asmalarda vejetatif gelişimi teşvik edeceğinden olgunlaşma gecikir ve sürgünler kışa odunlaşmadan girerler.

GÜBRELEME

Asma gelişmesi için ve ürün vermesi için topraktan birtakım besin elementleri kaldırmaktadır. Topraktan kaldırılan gübre miktarı asmanın yaşına, verdiği ürün miktarına, iklime, sulama durumuna, toprağın bünyesine, toprağın kimyasal özelliklerine ve yeşil gübreleme yapılıp yapılmadığına göre değişir.

Asmanın gelişebilmesi için çok gereksinim duyduğu elementlere makro besin elementleri denir. Bunlar Azot (N), Fosfor (P), Potasyum (K), Kalsiyum(Ca) ve Magnezyum (Mg) dur. Asmanın az gereksinim duyduğu fakat eksikliğinde çok büyük arazların meydana geldiği bitki besin elementlerine ise mikro besin elementleri denir. Bunlar Kükürt (S), Demir (F), Bakır (Cu), Çinko (Zn), Mangan (Mn), Bor (B) elementleridir.

Düzenli ve dengeli gübreleme yapmak için hangi gübreyi, ne kadar, ne zaman ve nasıl verileceğinin bilinmesi gerekir. Besin ihtiyaçlarının tespiti için en etkili yöntem, toprak ve yaprak analizlerinin yapılmasıdır. Bağlara verilecek gübre miktarının saptanması çeşitli faktörlere bağlıdır. Bunun için önceden toprak ve yaprak örneklerinin alınarak analizlerinin yapılmasında yarar vardır. Çünkü her bölgede hatta her bağda ihtiyaç duyulan besin elementi ve organik madde miktarları çok farklı olabilir.

Ben düşme döneminde toprak (0-30cm, 30-60cm) ve yaprak örneği (ilk salkımın karşısındaki yaprak sapıyla birlikte) alıp analiz yaptırılır ve analiz sonuçlarına göre gübreleme yapılır.

Gübrelerin toprağa verilmesi ile bitkilerin gübrelerden faydalanması arasında belirli bir süre geçmektedir. Nitratlı gübreler 1–2 haftada kök bölgesine ulaşmasına karşılık, potasyumlu gübrelerde bu süre 12–15 ay arasında değişir, fosforlu gübreler ise az hareket ederek uzun sürede kök bölgesine ulaşabilmektedir. Bu yüzden N, P ve K’ lu gübrelerin gerek verilme şekli ve verilme zamanları farklılık gösterir. Fosforlu ve potasyumlu gübrelerin omcalardan 50-70cm mesafede, 25-35cm derinliğe verilmelidir.

Bağlar için en uygun fosforlu gübre Triple Süper Fosfat(TSP) (%45 P2O5) gübresidir. Ağır bünyeli topraklarda sonbaharda hafif bünyeli topraklarda şubat-mart aylarında uygulanmalıdır.

Bağlar için en uygun potasyumlu gübre Potasyum Sülfat (%50 K2O) gübresidir. Verilme zamanı çok ağır bünyeli topraklarda sonbahar veya kış içerisinde, hafif bünyeli topraklarda şubat-mart aylarıdır.

Yaprak analizi yapılmışsa, yaprak analiz sonuçlarına göre yapraktan potasyum ağırlıklı gübreleme yapılmalıdır. (Koruk döneminden başlayarak 3 defa 21 gün ara ile uygulanır.) Azotlu gübreler hareketli olduğundan, yüzeye serpilerek 10-15cm derinlikte toprağa karıştırılır. Bağ için azotlu gübrelerin yarısı amonyum sülfat veya üre halinde kış mevsiminde (Şubat-Mart), diğer yarısı ise amonyum nitrat halinde çiçeklenmeden sonra, analiz sonuç önerisine göre verilmeli ardından sulama yapılmalıdır.

Çiftlik gübresi bağlara yaprak dökümünden sonra sonbaharda veya kışın ilk günleri içerisinde verilmelidir. Verilme zamanında gecikme olduğunda mikroorganizmalar çiftlik gübresini parçalarken toprağın azotunu da kullanacağından ilk yıl azot noksanlığı meydana gelebilir. Çiftlik gübresi bağlara 2–3 yılda bir verilmesi yararlıdır.

Yaprak analiz sonuçlarına göre bağların beslenmesi kontrol edilmeli ve yetersizliğinde yapraktan gübre uygulanmalıdır.

Üzümde küçük tane oluşturma sorunu varsa Sofralık kaliteyi arttırmak için tam çiçeklenme döneminde 15 ppm GA3 (1,5 tablet/100 lt su) uygulaması yapılabilir. Tek uygulama yeterlidir.

Gübrelerin özellikleri, uygulamaları ve verilme zamanı:

Azotlu Gübreler: Azot asmada kök, gövde, sürgün ve yaprak gelişmesini sağlayan, klorofilin, enzimlerin, vitaminlerin yapı taşını oluşturan bir elementtir.

Asmaların azota en fazla ihtiyaç duyduğu dönemler, ilkbaharda hızlı sürgün gelişme dönemi, çiçeklenme ve çiçeklenmeden hemen sonra tanenin ilk hızlı büyüme devresidir.

Verilme şekli, yüzeye serpilerek veya susuz ve kurak koşullarda toprak özelliğine bağlı olarak bant şeklinde olabilir. Sıra aralarına serpilerek, toprak 10-15cm derinlikte uygun bir işleme aletiyle işlenir. Bant sisteminde ise sıra arası mesafeye göre omcalardan 70-80 cm uzağa veya sıra ortasına 10-15 cm derinlikte açılan çizgiye gübre verilerek kapatılır.

Bağcılık yapılan yerlerde toprak ph’nın yüksek ve toprakların kireç yönünden zengin olması nedeniyle, azotlu gübre olarak; şeker gübre olarak bilinen “amonyum sülfat” (%21,5 azot) gübresi tercih edilir.

Fosforlu Gübreler:

Asmanın enerji deposudur. Çiçeklenme, döllenme, gözlerin oluşumu, sürgünlerin odunlaşması, ürünün olgunlaşması, salkımların gelişmesi ve verimliliğin artmasında etkilidir. Kök gelişimini düzenler, silkmeye engel olur.

Fosforun topraktaki hareketi ağırdır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar köklere yakın bölgeye verilmelidir.

Verilme şekli; omcalardan  50-70 cm mesafede, 25-35 cm derinlikte çizgiler açılır. Buraya gübre verilerek kapatılır.

Bağlar için en uygun fosforlu gübre, toprak reaksiyonuna göre değişmekle beraber “triple süper fosfat” (% 45 P2O5) gübresidir. Ağır bünyeli topraklarda Kasım-Aralık, hafif bünyeli topraklarda Ocak-Şubat aylarında uygulanmalıdır

Potasyumlu Gübreler:

Ürünün kalitesini belirler. Hastalıklara ve soğuklara karşı direncini arttırır. Şeker, nişasta ve protein sentezi yapar. Su dengesini düzenleyerek, asmayı kuraklık stresinden korur.

Asmanın en çok ihtiyaç duyduğu elementlerden biri potasyumdur. Potasyumlu gübreler de fosforlu gübreler gibi mümkün olduğu kadar kök bölgesine yakın verilmelidir. Verilme şekli fosforlu gübrelerin verilme şekli gibidir.

Bağlar için en uygun potasyumlu gübre “potasyum sülfat” (%50 K2O) gübresidir.

Verilme zamanı; çok ağır bünyeli topraklarda Kasım-Aralık ayları, hafif bünyeli topraklarda Ocak-Şubat aylarıdır.

Bağları sulama ve gübrelemenin ürün kalitesine doğrudan etki ettiği  bilinmektedir.

Bağlarda Sulama:

Bağları sulama ve gübrelemenin ürün kalitesine doğrudan etki ettiği  bilinmektedir .

Bağlarda yüksek verim elde edebilmek için iklim, toprak, çeşit ve kültürel işlemlere bağlı olarak büyüme mevsimi boyunca 300–1400 mm arasında suya ihtiyaç duyarlar.

Çiçeklenme döneminde havaların kurak gitmesi asmaların susuz kalması, tane tutma oranının düşük olmasına ve tanelerin küçük kalmasına neden olmaktadır. Daha sonra yapılan sulamalarla bu durumun düzeltilmesi mümkün olmamaktadır.

Hızlı gelişme devresi olan Haziran ayında ve salkımlara ben düşme döneminde (Temmuz sonu) kök Bölgesi'nde yeterli su bulunmadığı hallerde omcaların gelişmesi yavaşlar, yapraklar pörsür ve renkleri solar.

Salkımlardaki taneler normal iriliklerini alamaz ve rengi matlaşır, üzerlerinde güneş yanıkları artar. Bu durum bize bağın suya ihtiyacı olduğunu belirtmektedir.

Sulama olgunluk dönemine kadar asmanın gelişmesi ve toprağın nem durumuna göre yapılır,  geç dönemde ve aşırı sulamadan kaçınmalıyız. Asmalarda toprak yapısı dikkate alınarak mümkünse sulama en geç hasattan bir ay önce kesilmelidir. Böylece üzümlerde şeker birikimi artmakta ve hasat tarihinin geçe kaymasını engellemektedir

BAĞLARDA TOPRAK İŞLEME

Bağlarda toprak işleme şu amaçlarla yapılır:

Yabancı otları yok etmek,

Havalandırmayı sağlamak,

Suyun muhafazasını sağlamak,

Gübrelerin toprağa karışmasını sağlayarak, yarayışlı hale getirmek,

Sulama ve yağışlarla oluşan kaymak tabakasını kırmak.

Diğer kültürel işlemleri kolaylaştırmak.

İlkbaharda derin bir işleme yapılır, yazın çapalama ve kazayağı ve kültivatör geçilir.

Bağlarda toprak işleme

Sonbahar toprak işlemesi: Sonbahar toprak işlemenin amacı toprağı derin işleyerek sonbahar ve kış yağışlarının toprakta depo edilmesini sağlamaktadır. İlkbahar toprak işlemesi: Toprağın havalanması, yabancı otların çıkışını önlemek ve gübre uygulamaları için yapılır.

Yaz toprak işlemesi: Topraktaki su kaybının önlenerek, nemin korunması, uygulanan mineral gübrelerin etkinliğinin arttırılarak derine inmesinin sağlanması, toprak yüzeyinde meydana gelen çatlak ve yarıkların kapatılması, yeşil gübreleme sonucu nitrifikasyonun arttırılması, toprağın azot bakımından zenginleşmesinin sağlanması,  ve yabancı ot kontrolü amacıyla yüzeysel olarak toprak işlenir.

BAĞLARDA TOZLANMA VE DÖLLENME

Bağcılar asmanın çiçek yapısından çok çiçek açması ile yakından ilgilenirler. Çünkü çiçeklenmenin meyve tutumuna büyük etkisi vardır. İyi bir ürün alınabilmesi için iyi bir çiçeklenme, tozlanma ve döllenme gereklidir.

Asmada çiçekler yaz sürgünü üzerindeki salkımlarda oluşmaktadır. Genelde verimli bir sürgünde 1-4 adet salkım oluşabilmektedir.

Asma çiçekleri beşli yapıdadır. Çanak yapraklar, taç yapraklar, erkek organlar, dişi organlar ve nektar bezelerinden oluşur.

Kültür asmalarının çiçek tipleri kusursuz, verimli, erkek ve dişi organları tam çiçek tipindedir. Bazı çeşitlerin çiçek tiplerinde dişi organ kusursuz olduğu halde erkek organ döllenme yeteneğinde değildir. Bu tür çiçek tipine sahip Çavuş, Karagevrek, Tahannebi, Hönüsü, Arifpaşa, Fesleğen, Hoca Hasan, Beyaz Erolan, Bulut Üzümü gibi çeşitlerde döllenme sorunları yaşanmaktadır.

Tozlanma ve döllenmenin olabilmesi için hava sıcaklığının 15 C’nin üzerinde olması gerekir ( İdeal döllenme sıcaklığı 26-32 C’dir). 40 C’nin üzerindeki sıcaklıklarda döllenme engellenmektedir. Yüksek hava nemi yağışlar tozlanmanın yetersiz kalmasına neden olurlar.

Tozlanma olayı rüzgârlarla, böceklerle ve kendi kendine olmaktadır. Çiçek tipleri sorunlu olan çeşitlerde ( Çavuş, Karagevrek) tozlanma başka çeşidin çiçek tozlarıyla olmaktadır. Bu olaya yabancı tozlanma denilmektedir.

Çiçeklenme zamanı ve çiçeklenmeden hemen sonra görülen yüksek sıcaklıklar ve düşük nispi nem asmalarda meyve (dane) tutumunu azaltmaktadır.

 

AMASYA’DA YETİŞTİRİCİLİĞİ TAVSİYE EDİLEN  YENİ VE STANDART ÜZÜM ÇEŞİTLERİ

1-Alphonse lavalle: Fransız orijinli, koyu mor, siyah, puslu, çok iri, orta mevsimde olgunlaşan bir çeşittir. İlimizdeki yetiştiricilikte olumlu sonuçlar alınmıştır.


Koyu mor renkli, iri taneli, gösterişli, yola dayanıklı, pazar değeri yüksek sofralık bir çeşittir. Kuvvetli ve verimli taban topraklara uygundur. Kısa budanır. Kordon terbiye sistemiyle iyi sonuç verir. Kalın kabuklu ve siyah-mor renklidir

.Asmaları orta kuvvette gelişir; fakat çok verimli bir çeşittir.

  • İri taneli( 6-7 gr), daneler uç kısımlarından basık, koyu siyah renkte, çekirdekli ve sıkı etlidir.
  • Salkımları orta irilikte, kısa, konik ve omuzludur.
  • Kısa budanır.
  • Erkencidir, orta mevsimde olgunlaşır.(ağustosun ilk yarısında
  • Depolamaya ve taşımacılık için uygundur.

2-Cardinal: Çok iri taneli, çok erkenci, kırmızı renkli, taban topraklarda çatlama, fazla yüklemede ise boncuklanma ve yetersiz renklenme görülür.İlimiz için Erkenci bir çeşit olduğu için risk taşımaktadır.Dikim yeri önmli olmakla  birlikte Taşova ve Amasya merkez ilçe de birkaç  köyde yetiştirilebilir.

Çok iri taneli ve salkımlı erkenci sofralık bir çeşittir.

Son yıllarda Akdeniz, Ege ve Marmara Bölgelerinde süratle yayılmıştır. Omcaları kuvvetli gelişir. Verimi çok iyidir. Kısa budanmalıdır. Kordon terbiye sistemleri önerilir. Çiçekten önce somak seyreltmesi, kaliteyi artırır. Sıcak yerlerde güneş yanığı, taban yerlerde tane çatlaması görülebilir. Orta kalın kabuklu ve kırmızı renklidir. Asmalar kuvvetli gelişir ve verimi oldukça yüksektir (2-3 ton/da)

Erkenci üzüm çeşitleri içinde en iri taneli (7-8 g), yuvarlak şekilli, kırmızı renkte taneleri olan çekirdekli bir çeşittir. Taneleri heterojen renklenme gösterir. Salkımları seyrek ve orta iriliktedir. Boncuklanma eğilimi vardır. Kısa budanır.

2-Hamburg misketi:

Orta iri taneli, sulu, misket kokulu, çok verimlidir. Fazla yükleme yapılırsa rengini iyi almaz. Sofralık-şaraplık olarak kullanılabilir. Orta mevsim çeşididir.      Asmaları orta kuvvette gelişir, çok verimlidir.

Çekirdekli, orta iri taneli (4-5 g), siyah, yuvarlak şekilli ve orta kalın kabukludur. Tane içi etli,sulu, tatlı ve misket kokuludur.

Konik ve orta büyüklükte salkımlara sahiptir.

3-İtalia:

”İdeal” adı ile de bilinir. İri taneli, beyaz, kalın kabukludur. Mantari hastalıklara hassastır.

Asmaları kuvvetlidir ve verimlidir.Taneleri iri (6-7 g), çekirdekli, uzun oval, misket kokulu ve sarı renklidir. Salkımları orta iri ve konik şekillidir. Orta mevsimde olgunlaşır.

4-Razakı:

En yaygın sofralık çeşitlerimizdendir. Uzun, oval şekilli ve çok iri taneli, beyaz 1-3 çekirdekli, az sulu, tatlı, kabuk kalın veya orta kalındır.

Ülkemizin hemen hemen her bağ bölgesinde Razakı adıyla bilinen gösterişli, yol ve muhafazaya uygun bir sofralık çeşittir. Verimli bir çeşit olup karışık budanır. İnce kabuklu ve beyaz renklidir.

5-Narince:

Ülkemizin en önemli  çeşitlerinden birisidir. Hoş kokusu nedeniyle sofralık olarak da değerlendirilir. Aynı zamanda yaprakları sarmalık olarak çok değerlidir.Tokat ve Amasya yöresinde bağların %80-90'nı bu çeşitten kurulmuştur. Verimli bir çeşittir. Kısa veya karışık budanır. Orta kalın kabuklu ve beyaz renklidir.

Narince adı, ince kabuğundan kaynaklanıyor olabilir. Nefis bir aroması vardır.

6-ÇAVUŞ:


Dişi çiçekli bir çeşittir. Mutlaka tozlayıcı ister. Asmaları kuvvetli gelişir ve orta verimlidir. Taneleri iri (4-7 g), oval, kabuğu ince, çekirdekli ve sarı-yeşil renklidir. Salkımları orta irilikte, konik ve dallıdır. Erkenci-orta mevsimde olgunlaşır (Ağustos). Yola dayanımı iyi değildir.

7-Hafızali


Taneleri, yeşil-sarı renkli, eliptik şekilli ve çok iridir. Tanede 1-3 adet çekirdek bulunur. Salkımları, kanatlı konik, çok iri ve sıkıdır. Orta geç mevsimde olgunlaşır.Kısa budanır.

HASAT

Sofralık Üzümlerde Hasat Zamanının Tespiti

Hasat zamanı tanenin rengi, tane kabuğu kalınlığı, tane sapının rengi ve salkım iskeletine bağlantısı, salkım iskeletinin rengi, tane etinin sertlik, yumuşaklık, gevreklik ve liflilik durumu ile çekirdekten ayrılıp ayrılmama hali ve üzümün şırasında bulunan kuru madde ve asit miktarı ile bunların birbirine oranı ve üzümün lezzet durumu göz önünde bulundurularak saptanmalıdır.

Sofralık Üzümlerin Hasat ve Ambalajlanması

Genellikle taze olarak tüketilen sofralık üzümlerin hasadı güney illerimizde Haziran ayında erkenci üzüm çeşitleriyle başlar. Ekim ayı sonuna kadar orta mevsim daha sonra ise son turfanda üzüm çeşitleri ile devam eder.

Sofralık üzümler kurutmalık ya da şaraplık üzümler gibi bir defada değil, birkaç defada (ortalama bir hafta aralıklarla) hasat edilirler.

Hasadına karar verilen üzümler bağ makası veya bağ bıçağı kullanarak kesilirler. Toplayıcı, tanenin pusunu silmemek için salkımı avuç içine almamalı, sapından tutarak kesmelidir. Sivri uçlu makasla çürük ve yeşil tane gibi istenmeyen kısımlar temizlendikten sonra toplama kabına sap kısmı yukarıya gelecek şekilde konmalıdır. Hasat, üründe su kaybını ve dolayısıyla ağırlık kaybını önlemek için günün serin saatlerinde yapılmalıdır.

Hasadı yapılan üzümlerin bozulmadan pazara nakledilmesi gerekmektedir. Bu iş için özel kaplar kullanılmaktadır. Bu kaplara ambalaj kabı, yapılan işleme de ambalajlama denir. Üzüm ambalajlamada tahta, oluklu mukavva vb. malzemeden yapılmış ambalaj kapları kullanılmaktadır. Ambalaj işi çok önemlidir. Zira iyi ambalaj yapılmış üzüm yarı yarıya satılmış demektir. Bunun için ambalaj kapları gösterişli, hafif olmalı ve ucuza mal edilmelidir. Ayrıca ambalaj edilen üzüm, kabın her yerinde aynı kalitede olmalıdır.

Şaraplık-Şıralık Üzümlerin Hasadı

Ülkemizde şaraplık üzümlerin alımı Tekel ve özel şarap işletmeleri tarafından yapılmaktadır. Şarap işletmeleri çeşit ve yöreler itibariyle kampanya dönemleri tespit ederek bağcılara standart ölçülerde plastik kasalar dağıtmaktadır.

Şaraplık üzümlerin hasadında uygun olgunluğun yanında şıra randımanı önemli olmaktadır. Bu nedenle hasat esnasında üzümler taneleri dökülmeden ve ezilmeden toplanmalıdır. Hasat edilen üzümlerin uzaktan dökme olarak taşınması, şarap kalitesini olumsuz etkilemektedir.

Soğukta Muhafaza

Hasat sonunda Sofralık üzüm çeşitlerinden Razakı 115 gün, Alphonse Lavallee 85 gün, İtalya 55 gün soğuk hava depolarında (0 ± 1C sıcaklık, %90-95 oransal nem) de SO2 içeren koruyucu kağıtlarla depolanabilmektedir

Bağcılık dünyanın en uygun iklim kuşağında yer alan ülkemiz için vazgeçilmez tarım kollarından biridir. Ülkemiz bağcılığını geliştirmek için modern bağcılık tekniklerini kullanmak, üretim-pazarlama zincirini sağlamak gerekmektedir.

Bağ Tesisinde Öncelikle Dikkat Edilmesi Gerekenler

1.Bağ kurulacak arazi fazla meyilli olmamalıdır. Eğer arazide meyil var ise teraslanmalı, engebeli ise tesviye edilmelidir.

2.Tesisten önce toprağın yapısı, aktif kireç oranı, tuzluluk durumu (Bor dahil), organik madde oranı ve Fosfor (P), Potasyum (K) gibi bazı besin elementlerinin durumu analiz edilmelidir. Toprak analiz sonuçlarına göre ve talep edilen asma fidanı anaç tercihi yapılmalıdır.Bu konuda gerek Tarım İl Müdürlükleri gerekse Araştırma kuruluşları yardımcı olmaktadır.

3.Araziye dikimden önceki sonbahar döneminde öncelikle arazi patlatması yapılıp arkasına dekara 3 ton yanmış ahır gübresi serildikten sonra krizma pulluğu ile arazi kum kıvamına gelecek şekilde 45-50 cm derinliğinde işlenmelidir.

4.Tesiste "Virüssüz Sertifikalı" fidan kullanılacaksa, arazinin nematodlara karşı dezenfekte edilmesi gerekir.Bu yüzden arazi analizlerinde nematod araştırması muhakkak yapılmalıdır.

5.Sıraların düzgün olması için işaretleme ve dikim sırasında dikim ölçüsü kadar "Dikim tahtası" kullanılmalı ve arazinin düz kenarını araziye giriş diye düşünülüp aynı sırada arkaya doğru dikim yapılması gerekmektedir.

6.Özellikle krizma yapılmamış topraklarda, dikim çukurları toprağın tavlı olduğu devrede en az 30 cm çapında ve 40 cm derinliğinde açılmalıdır .Üst tabakadan alınan toprak dikim çukuruna ilave edilmelidir.

7.Fidanlarda, daha önce yapılmamışsa saçak kökler ve aşı gözünün üzerinden ana kol düşünülen kısmın iki göz üzerinden "Dikim budaması" yapılmalıdır.

8.Fidanlar, aşı yeri toprak yüzeyinin 5 cm üzerinde kalacak şekilde dikilmelidir .Kök boğazının 5 cm üzerine üst toprak daha sonraki kısma ise alt toprak konulmalıdır.

9.Dikim sırasında köklerden en az 10 cm uzak olacak şekilde dikim çukuruna 100 g DAP ya da benzeri gübre verilmelidir. Lakin bölgesel farklılık olduğundan detaylı bilgiyi analiz bilgileriniz ile beraber Tarım il ve İlçe müdürlüklerinden alabilirsiniz.

10.Dikim çukuru kök boğazından 5 cm yukarısına kadar üstten çıkan toprakla doldurulduktan sonra can suyu verilmelidir. Su süzüldükten sonra çukurun kalan yarısı alttan çıkan toprakla doldurulmalı ve toprak ayakla fidana zarar vermeyecek şekilde hafifçe bastırılarak sıkıştırılmalıdır.

11.Dikim tamamlandıktan sonra kış dikimi ise fidanların üzeri ince ve nemli bir toprak tabakası ile 5 cm örtülecek şekilde kümbet yapılarak kapatılmalıdır.Bahar dikimi ise aşı yerinin 5-10 cm altına kadar toprak kümbeti yapılmalıdır.

KAZANCINIZ BOL YÜZÜNÜZ GÜLEÇ OLMASI DİLEĞİYLE…..

AYDAN KANTAR

Zir. Mühendisi

Bit. Üret. ve Bit. Sağ. Şubesi

Ziyaretçi İstatistikleri

Bugün154
Dün1078
Bu Hafta4466
Bu Ay23258
Toplam Ziyaretçi Sayısı540480

Currently are 10 guests online

İletişim Bilgileri

T.C Amasya Valiliği İl  Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

* Address: Kirazlıdere Mah. Tarım Sok.

* Tel: 0 358 218 2990-91

* Email: bilgi@amasyatarim.gov.tr

* Website: www.amasyatarim.gov.tr

malatya oto kiralama kayan yazı led grafik led ekran grafik led ekran palet streç fotograf kağıdı bitmeyen kartus tokat oto kiralama led aydınlatma led ampül apple inşaat